Archive for Ağustos 2013

Aecht Schlenkerla Rauchbier Marzen: Tadı da Telaffuzu Kadar Zor Bir İsli Bira

Eylül ayında ülkemizde de bulunabilecek olan Chimay üçlemesini (Blue, Tripel, Red) geride bıraktıktan sonra aslında aklımda yine bir Belçika Birası olan ve ülkemizde de bulunabilen Kasteel'i yazmak vardı ama rotayı Almanya'ya çevirmeye ve çok farklı bir birayı blogda konuk etmeye karar verdim. Bugünkü konuğumuz stil olarak çok farklı ve sıradışı bir bira olan ve Almanya'nın Bamberg Şehriyle özdeşleşmiş olan Aecht Schlenkerla Rauchbier Marzen. Bu padişah fermanı gibi afilli etiketin ve ismin telaffuzu ise Eşt Şilenkeela Rauğhbie (yazarken tiksimdim kendimden ya çok kötü durdu lan böyle) Eşim Avusturya Lisesi mezunu olduğundan nerede Almanca görsem kendisine yapışırım burada da olduğu gibi. Kendisine teşekkür ediyorum. Yine genelden özele giderek, önce isli biraları yakından tanıyacağız, daha sonra da Schlenkerla Heller Braueri'nin tarihinde bir yolculuk yapıp ardından da Rauchbier'imizi yani isli biramızı (füme bira da deniliyor bu arada) yudumlamaya geçeceğiz. Başlıyoruz.


30 Ağustos 2013 Cuma
Posted by Cihangir Gumustas

3 Renk - Kırmızı: Chimay Red -Bira Sanatkarı Keşişlerden Bir Başyapıt-

Krzylof Kieslowski'nin başyapıtı olan Trois Couleurs üçlemesinden esinlerek isimlendirdiğim Chimay üçlemesinde sıra geldi son renk olan Kırmızıya. Chimay'ın ve genel olarak Trappist biralarının tarihçesi hakkında bilgileri hem Chimay Blue hem de Chimay Tripel yazılarında vermeye çalıştım. Bu yazıda eksik kalan noktalar hakkında küçük bilgiler vereceğim ve Chimay Red'in tadımına geçeceğim ve böylece Chimay üçlemesini de tamamlamış olacağız ve artık Eylül ayı ortasında ülkemize teşrif edecek olan Chimay'ları beklemeye başlayacağız. Şahsen ben her üç birayı da çok beğendim ve bir Trappist birasının istediğim zaman elimin altında olacağını bilmek beni bir bira sever olarak mutlu ediyor. Her zaman tekrarlıyorum, çok değil, 2011 yılını hatırlayın. Bugün değişik bir bira içeyim dediğimizde Heineken ve Budvar ile heyecan arıyorduk lan! Şimdi Leffe mi alsam, Tripel Karmeliet mi yoksa Duvel, aa Kasteel ve Kwak da varmış ya la diye karar vermek daha zorlaştı. Şimdi karar sepetine bir de Chimay eklenecek. Schneider Weisse'ler, Fuller's serisi, Schlenkerla, Kriek Max, Jever filan bunları da eklersek iki yıl öncesine nazaran çok ama çok iyi durumdayız. Kıç kaşıma, tahtaya vurma, dil ısırma filan her türlü batılı yapalım da nazar değmesin. Ben yeri gelmişken bu biraları binbir zorluğa rağmen Türkiye'ye getiren ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Devam edin. Neyse, ben de kaldığım yerden devam edeyim. Chimay'ı yakından tanımaya devam ediyoruz ve bunu yaparken ilk başlayacağımız nokta da Chimay Red'in de bir üyesi olduğu Dubbel biralarını tanımak olacak.



22 Ağustos 2013 Perşembe
Posted by Cihangir Gumustas

3 Renk - Beyaz: Chimay Tripel -Narenciye Bahçesini Şişelemek-

Chimay üçlemesinin ikinci serisinde blogdaki konuğumuz Chimay Tripel. Bir önceki yazıda Chimay'ın ticari anlamda en başarılı ürünü olan Chima Blue'yu incelemiş ve aynı zamanda hem Trappist biralarının özelliklerini hem de Chimay'ın tarihçesini aktarmaya çalışmıştım. O yüzden bu postta Trappist biralarının ya da Chimay'ın tarihçesini anlatmaya gerek yok ve aslında doğrudan tadıma geçebilirim. Fakat, mesleki dezenformasyon mudur artık nedir bilemem içimdeki bu anlatma isteğini bu yazıda Tripel biralarının ne olduğundan bahsederek gidermeye karar verdim. İçimdeki Sunay Akın'ı dizginleyemedim sanırım. Bu yüzden, önce şu Tripel denen naneyi biraz açalım, sonra da Chimay Tripel'i daha yakından tanıyalım. Başlıyoruz...



18 Ağustos 2013 Pazar
Posted by Cihangir Gumustas

3 Renk - Mavi: Chimay Blue -Küçük Şişedeki Dev-

Çok uzak değil, 2011 yazında Türkiye'de bira içmek istediğimizde Anadolu Grubu'nun ve Türk Tuborg'un ürettiği farklı isimlerde ama tat olarak birbirine çok benzer biralara talim ettirilmek zorunda kalıyorduk. Bugün değişik bir şey içeyim diyen bir bira severin en büyük değişikliği Heineken ya da Budvar içebilmek oluyordu. Serde bir de öğrencilik varsa "33'lük biraya 5 lira mı verilir lan" denilerek Bomonti, Beck's ya da Carlsberg alınarak kısır döngüye sanki bir değişiklik yapmış gibi devam ediyordu biraseverler. Leffe'yle tanışmamız bile 2011 Eylül ayıdır. Fakat, alkol yasağına rağmen, ülkemizde bira adına çok güzel gelişmeler oluyor bu yıl. Duvel, Kasteel, Fuller's serisi, Schlenkerla, Schneider Weisse, Jever, Carling derken şimdi de bir Amerikan Witbier'i olan Blue Moon'u bile bulmak mümkün oldu Türkiye'de.

Ve, bu yazının konusu olan efsane bira Chimay da (şimey diye okunuyor, çimay, kaymey ya da kimay diyerek Fransızcanın dalağını boşa yarmayın, Fransızca diyorum çünkü Chimay Valon bölgesinde ve Fransızca'nın hakim olduğu bir alan) çok ama çok yakında ülkemizde bulunabilecek. Hani, henüz akademik dergilerde yayınlanması kabul almış ama on-line ya da basılı erişimi bulunmayan çalışmalar için (Yazar Adı, forthcoming) yazılır ya Chimay da forthcoming durumunda şu an ve dilediğimizde Chimay'ın üç çeşidini de (evet, yanlış okumadınız hem de üç çeşidi birden) içebilmemize sayılı zaman kaldı. Bugün de ben sizin için deyim yerindeyse bir önizleme ya da gala yapacağım. Yine önümüzde uzun bir yazı olacak, tarihçeydi tadımdı derken. Başlamadan önce, Chimay yazıları için Krzylof Kieslowski'nin muhteşem üçlemesinden esinlendim çünkü Chimay Tripel sarı etikette olsa da önceden Chimay White-Blanc olarak adlandırılıyordu. Yani Chimay serisi ve Kieslowski'nin üçlemesi renkler bakımından örtüşüyor (çok mu zorlama oldu ne?) Böylece, Kieslowski'nin Trois Couleurs: Bleu - Rouge - Blanc eserine de selam çakmış (ekşici mode on) olalım çünkü  Temmuz ayında kendime bir iyilik yapıp üçlemeyi ikinci kez izlemiş ve hayran kalmıştım. Neyse efem, başlıyoruz...



15 Ağustos 2013 Perşembe
Posted by Cihangir Gumustas

Pilsner Urquell: Biranın Tarihini Baştan Yazan Dünyanın İlk Pilsner Birası

Schneider Weisse için "Buğday Biralarının Atası" demiştim. Sanırım bu benzetmeyi Pilsner Urquell için şöyle uyarlamak gerekecek: "Pilsner Biraların Atası." Bugün dünyada en çok tüketilen ve üretilen 10 biradan 9'u olan pilsner tipi biraların tarihteki ilk örneği olan Pilsner Urquell bu yazının konuğu. Yine genelden özele giderek Pilsen biraların tarihini anlatarak başlayacağım, bunu yaparken de Pilsner Urquell'i de anlatmış olacağım aynı zamanda çünkü Pilsner Urquell'in tarihi demek Pilsener Biraların tarihi de demek aslında. Daha sonra da Pilsner Urquell'in incelemesine geçerek yazıyı sonlandıracağım. Başlıyoruz...


2 Ağustos 2013 Cuma
Posted by Cihangir Gumustas

Instagram

Blogger tarafından desteklenmektedir.

- Copyright © Bira Kültürü & Bira Tadımı -Metrominimalist- Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan -