Archive for Aralık 2013

Petrus Dubbel Bruin: Belçika'dan Ödül Avcısı Bir Bira

2013 Yılına veda ederken son bir yazı daha koymak istedim. Yılın son yazısını da güzel bir birayla süslemek gerek diye düşündüm. Blogun bugünkü konuğunu ismen herkes biliyor aslında. Türk halkı olarak Petrus ismiyle Cem Uzan sayesinde tanıştık aslında. Uzan ailesine yapılan baskın sonucunda Cem Uzan'ın evinde bulunan ve el konulan tam 3348 şişe şarabın büyük bir çoğunluğu Petrus'tu ve bu durum Fransızları bile şaşırtmıştı. Hatta Petrus'tan bir yetkili Cem Uzan'ın Petrus aşkını şöyle yorumlamış: "Dünyada çok az sayıda kişi mahzeninde bu kadar Petrus bulundurabilir. Bu kadar Petrus'u en zengin Fransız iş adamlarının mahzenlerinde bile göremezsiniz." Bu haberlerle birlikte biz de Petrus diye bir şarap varmış ve de çok pahalıymış diye öğrenmiş olduk. Belki de Cem Uzan'ın ülkeye yegane faydası şarap kültürüne yaptığı bu katkı olmuştur.


30 Aralık 2013 Pazartesi
Posted by Cihangir Gumustas

Hofbräuhaus Münih: Dünyanın En Güzel Kamu Binası

Bu seferki yazı bir bira incelemesi değil, bir biraevi incelemesi olacak. Anlatacağım bira evi de Hitler'den Mozart'a, Lenin'den Kennedy Ailesi'ne kadar birçok ünlü isme ev sahipliği yapmış, Münih'in ve belki de Almanya'nın en ünlü bira evi olan Hofbräuhaus ya da kısaca HB.

Münih'e gidip de uğramadan dönmemeniz gereken mekanların başında geliyor HB. Biz de Münih'teki son gecemizi HB'de geçirmek istedik. Daha önceki iki geceyi Schneider'ın Weissesbrauhaus'unda ve Augustiner'in biraevinde değerlendirmiştik. Her taşı tarih kokan bu bira evinin geçmişi 400 yıldan fazla. Çok detaya girmeden kısaca bir tarih özeti geçeceğim. Hatta takip etmesi kolay olsun diye de madde madde yapacağım ki  dev paragraflar sarmasın dört bir yanımızı.



12 Aralık 2013 Perşembe
Posted by Cihangir Gumustas

Brooklyn Brown Ale: Birada Amerikan Rüyası

Bir önceki Kriek Max yazısında değindiğim gibi son Avrupa gezimizden bir bavul dolusu leziz birayla döndüm ve yakında bunları inceleyip bloga koyacağım. Ama Türkiye'de yaşayan okuyucular için de ellerinin altında bulunabilecek bir iki bira incelemesi yapıp bavulda getirdiğim nadine parçalara öyle geçeceğim. Maksat okuyanların heveslerini kursaklarında bırakmamak. Bu sebeple, bugün Türkiye'de bulunabilen bir Amerikan Birasını inceleyeceğim. American Microbrewery Revolution'ın meyvelerinden olan New York'lu bir bira bu. Hatta Brooklyn Çocuğu. Karşınızda Brooklyn Brown Ale. Yine her zaman olduğu gibi önce bira stilinden başlayıp, sonra üreticiyi tanıyacağız. En son olarak da biramızın kendisini yakından tanıyacağız. Başlıyoruz...

Bira Tipi: Brown Ale

Brown Ale denen nane aslında birçok benzer bira stiliyle büyük ölçüde kesişiyor. Brown Ale tipi biraları tanımlayın deseler, kısaca ale mayasının kullanıldığı, üstten fermente edilen ve koyu renkli biralar derim. Ama bu tanımın içine Belgian Dubbel, Oud Bruin ya da Düsseldorf'un Kölsch'e tepki olarak doğan birası olan Altbier de girer. Bira dünyasında terim enflasyonu var mı? Bence evet! Ama bu terim enflasyonu görece anlamlı bir çeşitlilik. Çünkü her stili bir birinden ayırmak (belli kriterleri göz önüne alarak) kolay. Bunların en başında da lokasyon geliyor. Yani Belgian Dubbel deyince zihnimizde oluşmaya başlayan "Belçika yöresinden bir bira olsa herhal" düşüncesi gibi. Hal böyle olunca, Brown Ale'i de İngiltere'de aramak gerekiyor.



7 Aralık 2013 Cumartesi
Posted by Cihangir Gumustas

Instagram

Blogger tarafından desteklenmektedir.

- Copyright © Bira Kültürü & Bira Tadımı -Metrominimalist- Powered by Blogger - Designed by Johanes Djogan -